Hayvanlar

Balık Muayenesinin A-B-C’si

Balıklarda muayeneyi iki ana başlıkta toplayabiliriz. Bunlar canlı muayene ve postmortem muayene. Postmortem muayeneyi de kendi içinde iki bölümde değerlendirebiliriz. Bunlarsa iç ve dış bakıdır.

Canlı Balıkların Muayenesi

Bu muayene balıkların su içindeki davranışlarını ve dış görünüşlerini kapsar. Bu kapsamda balıklarda dikkat etmemiz gereken hususları sıralayacak olursak:

Balığın genel durumuyla alakalı

  • Yorgun, uyuşuk ya da bitkin durumda mı?
  • Zayıflamış mı?
    Balığın genel dış görünüşü bağlamında
  • Balığın karnı şiş mi?
  • Deri üzerinde lezyonlar var mı?
  • Beyaz noktacıklar ya da çıplak gözle görülebilen parazitler var mı? Soruları
    bağlamında canlı muayene gerçekleştirilir.
    Bu noktada şunu belirtmemiz gerekir, genel durum ve dış görünüş ile ilgili bulgular
    posmortem muayene için daha spesifik olmakla beraber canlı muayene bağlamında da
    değerlendirebiliriz
    Balığın su içindeki davranışları ile ilgili
  • Kaçma refleksi var mı?
  • Suyun yüzeyinde mi kalıyor?
  • Yüzerken yan, sırt üstü mü sersem vaziyette başı aşağıya doğru mu duruyor
  • Yüzerken yalpalıyor mu?
  • Su yüzeyinde mi, dipte mi?
  • Hareketsiz mi?
  • Ters dönüyor mu?
  • Havuz dışına sıçrıyor mu? Bunları kontrol etmeliyiz.
    Solunum hareketleri ile ilinti olarak
  • Solungaç hareketleri takip edilmeli,
  • Suyun yüzeyinde ağzı açık mı?
  • Çabuk ve sık mı solunum yapıyor? (Bir dakikada yapılan solunum hareketi,
    operkulumun açılıp kapanma sayısıdır) kontrol edilmelidir.
Beslenme ve çevre ilişkileri ile ilgili
  • Yeme ilgi var mı?
  • Yem alma miktarı azalmış mı?
  • Çeşitli uyarılara cevap veriyor mu?
  • Postmortem Muayene
    Balıkların postmortem (ölümden sonra) muayenesi balıklar öldürüldükten veya öldükten hemen sonra aradan zaman geçmeden dıştan ve içten dikkatlice incelenmesini kapsar. Aynı zamanda bu işlemle beraber gerekli marazi maddeler alınmalıdır. Postmortem muayene iki başlıkta değerlendirilir. İç bakı ve dış bakı şeklinde. Gerek içten gerekse dıştan gözle ya da büyüteçle yapılan muayeneler ne kadar dikkatlice uygulanırsa uygulansın hastalıkları tanımlamak her zaman mümkün değildir. Bu nedenle, gözle yapılan sistematik muayeneler bittikten sonra doku ve organlardan aseptik koşullarda alınacak örneklerden bakteriyolojik, virolojik, mikolojik ve parazitolojik olarak gerekli incelemeler yapılmalı, elde edilen sonuçlar klinik ve nekropsi bulguları ile birleştirilerek, tanı koyulmalıdır.

    Öncelikle dış bakıdan muayeneyi ele alacak olursak, dikkat edilecek hususlar şu şekilde:
  • Vücut bozuklukları, gelişme durumu ve genel görünüm değerlendirilir.
  • Yağlanma ve tam zıttı zayıflama ele alınır.
  • İskelet bozuklukları,
  • Anomaliler,
  • Tümoral oluşumlar varsa bunlara dikkat edilir.
  • Karın şişkinliği,
  • Yüzgeçlerde değişiklik,
  • Anüste kızarıklık, şişlik,
  • Pullarda dikleşme, dökülme varsa bunların üzerinde durulur.
  • Başın muayenesi gene dış bakı kapsamında değerlendirilir.
  • Derideki değişikliklerde keza ilk bakışta dışarıdan gözlemleyeceğimiz önemli
    bulgular.

Canlı muayenede solunum bulguları önemli yere sahiptir. Fakat posmortem muayenede solunum özellikle yüzgeç bulguları daha da kıymetli ve yol gösterici. O zaman ayrı bir parantez açılmalı Yüzgeçlerin durumuyla ilgili

İlginizi Çekebilir
  • Yüzgeçleri yapışmış halde mi?
  • Yüzgeçler parçalanmış mı?
  • Solungaç kapağı kısa veya delik mi? İyice incelenip tespit edilmesi gerekir.
    Balıkların Dış Görünüşü
    Evet balıklar için farklı durumlara bağlı olarak farklı muayene yöntemleri tercih edebiliriz. Ama hem canlı hem postmortem muayenede balığın dış görünüşü kritik öneme sahiptir.

    Balık sudan çıkarıldıktan sonra kısa bir süre içinde gözle ve gerektiğinde büyüteçle bakılarak dikkat edilmesi gerekli başlıca noktalar şunlardır:
  • Vücut rengi
  • Deri üzerinde beyazımsı veya grimsi pamuklaşmış veya benzeri lekeler,
    kanamalar, kızarıklıklar var mı?

Ölü Balıkların Muayenesi

Ölü balıkların muayenesinde ipucu olması adına yüzgeçlere, vücut rengine, pullara ve balığın genel görünümüne bakarız.

  • Ardından ilk olarak balıklar, diseksiyon tahtası üzerine yerleştirilir ve makroskobik olarak dış yüzey, ağız boşluğu, solungaçlar, gözler, yüzgeçler incelenir.
  • Küçük balıklar için stereo mikroskop kullanılır.
  • Deri smearleri; lam üzerine yaş preperat hazırlanarak, mikroskop altında incelenir Solungaçlar; operkulum uzaklaştırılır ve solungaçlar incelenir. Renk ve aşırı mukus salgısı, yapışma, büyük parazitlere bakılır. Solungaç filamentlerinden bir parça alınır ve petri kutusuna koyularak (saline içeren) streo mikroskopta incelenir. Konuyu toparlayacak olursak balık hastalıklarının teşhisinde görülen semptomlar bize muayene de yol gösterici olacaktır. Davranış bozuklukları bakımından karşımıza dönme, uyuşukluk (letarji), bir araya toplanma, iştahsızlık, ağa ya da duvarlara sürtünme,
    sinirsel davranışlar karşımıza çıkacaktır. Dış bakıda görebileceğimiz lezyonlar ise ekzoftalmus, gözde kanama, körlük, bulanıklık, deride renk kararması, yüzgeçlerde ve vücut yüzeyinde lezyon, hemorajiler, kistler, ascites, anüste şişlik, hemoraji şeklindedir.
  • Son olarak iç bakıyı kontrol ettiğimizde karşımıza vücut boşluklarında sıvı (irinli,seröz,
  • purulent) birikmi, iç organlarda hemoraji, aşırı büyüme, kistler nodüler, yine iç
  • organlarda anemi, bağırsaklarda ödem, kanama, enteritis, kaslarda kanama, anemi, kistler
  • çıkar.
  • Bu ödevin kapağında kullandığım görselin sanatçısı bir balık. Uzaylılar mı yaptı acaba
  • dedirtecek bu şekillerin oluşturucusu sanatçı ufak bir kirpi balığı. Kirpi balıkları
  • yüzgeçlerini yorulmaksızın gece gündüz kullanarak bu kum şekillerini oluşturur. Denizin
  • altında çözülemeyen bir sır olarak yerini alan bu kum şekillerinin adı ekin çemberidir.
  • Ben de ödevimin kapağında ekin çemberinin bir fotoğrafını kullanmak istedim.
  • Peki kirpi balıklarına bu sanatçı ruh nereden geliyor? Bu muazzam görünüm erkek kirpi
  • balıklarının dişileri etkilemek ve çiftleşmek için yaptığı bir ritüeldir. Zira dişiler, sadece
  • en düzgün kum yuvasını oluşturabilen erkeklerin yuvalarına yumurtlar.
  • Bu daireler harika bir görünüme sahip evet ama yapımı da bir o kadar zahmetli. Erkek
  • kirpi balıkları deniz tabanında yüzerken zahmetli bir şekilde yüzgeçlerini çırparlar, bu da
  • tortunun bozulmasına ve şaşırtıcı dairesel desenlerin oluşumuna imkân tanır. Balıklar
  • yaklaşık 12 santimetre uzunluğunda olmasına rağmen, oluşturdukları oluşumların çapı 2
  • metredir. Kirpi balığının daireleri oluşturma süresi yedi ila dokuz gün civarındadır.

Yazar Hakkında

_________________________________________

Bir Yorum Yazın

Başa dön tuşu