Sağlık

Kafein Tüketimi ve Bilişsel Yaşlanma: 130.000 Kişilik Uzunlamasına Bir Kohort Analizi

Kafein ve Beyin Sağlığı Arasındaki Bağlantı

Kafein, dünyada en çok tüketilen uyarıcı maddelerden biridir. Kahve ve çay başta olmak üzere birçok içecekte bulunur. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, kafeinin sadece enerji vermekle kalmayıp beyin sağlığı üzerinde de etkili olabileceğini göstermektedir.

JAMA’da yayımlanan ve 130.000’den fazla sağlık çalışanını kapsayan geniş bir araştırma, orta düzeyde kafein tüketen kişilerde demans riskinin daha düşük olabileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca bu kişilerde bilişsel gerilemenin (hafıza ve düşünme becerilerindeki azalma) daha yavaş ilerlediği gözlenmiştir.

Araştırma Nasıl Yapıldı?

Çalışma, Nurses’ Health Study ve Health Professionals Follow-up Study adlı iki büyük ve uzun süreli araştırmanın verilerini kullanmıştır. Katılımcılar yaklaşık 43 yıl boyunca takip edilmiştir.

Bu süre içinde katılımcılar düzenli olarak beslenme alışkanlıklarıyla ilgili anketler doldurmuş ve hafıza ile dikkat gibi zihinsel becerileri ölçen testlere katılmıştır. Bu kadar uzun süreli bir takip, demans gibi yıllar içinde gelişen hastalıkları incelemek açısından oldukça önemlidir.

Ne Kadar Kafein Faydalı Görünüyor?

Araştırma sonuçlarına göre:

  • Günde yaklaşık 2–3 fincan kahve
  • Ya da 1–2 fincan çay

tüketen kişilerde demans riskinin daha düşük olduğu görülmüştür.

Daha yüksek miktarda (günde beş fincana kadar kahve) tüketen kişilerde de riskin düşük olduğu bildirilmiştir. Hatta bu grupta, düşük tüketim grubuna göre yaklaşık %18 daha az demans riski saptanmıştır. Ancak bu durum, “ne kadar çok, o kadar iyi” anlamına gelmez. Çünkü çok yüksek kafein tüketiminin başka sağlık sorunlarına yol açabileceği unutulmamalıdır.

Genetik Risk ve Kafein

Araştırmada ayrıca, Alzheimer hastalığı riskini artıran APOE4 genini taşıyan kişiler de incelenmiştir. Bu gene sahip olan bireylerin demans geliştirme ihtimali daha yüksektir.

Buna rağmen, kafein tüketimi ile görülen koruyucu etkinin bu kişilerde de devam ettiği gözlenmiştir. Bu durum, yaşam tarzının genetik risk üzerinde kısmen etkili olabileceğini düşündürmektedir.

Kafein Beyni Nasıl Etkileyebilir?

Bilim insanları, kafeinin beyin üzerindeki etkisini birkaç şekilde açıklamaktadır:

  • Beyindeki adenozin adlı maddenin etkisini azaltarak uyanıklığı artırır.
  • Sinir hücreleri arasındaki iletişimi destekleyebilir.
  • İltihaplanmayı (nöroinflamasyon) azaltabilir.
  • Dopamin gibi bazı kimyasalların etkisini güçlendirebilir.

Ancak bu mekanizmalar henüz tam olarak kanıtlanmış değildir. Araştırma, kafeinin doğrudan demansı önlediğini değil, aralarında bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Çalışmanın Sınırlılıkları

Bu araştırma gözlemsel bir çalışmadır. Yani araştırmacılar sadece insanları takip etmiş, deney yapmamıştır. Bu nedenle kesin olarak “kafein demansı önler” demek mümkün değildir.

Ayrıca beslenme alışkanlıkları kişilerin kendi beyanlarına dayanmaktadır. Bu da bazı hatalara yol açabilir. Fiziksel aktivite, eğitim düzeyi ve genel sağlık durumu gibi başka faktörler de sonuçları etkilemiş olabilir.

Genel Değerlendirme

Bu büyük ve uzun süreli çalışma, orta düzeyde kafein tüketiminin daha düşük demans riski ve daha yavaş bilişsel gerileme ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Ancak kafein tek başına bir “koruyucu ilaç” değildir.

Beyin sağlığını korumak için:

  • Düzenli egzersiz yapmak
  • Dengeli beslenmek
  • Sosyal olarak aktif kalmak
  • Kalp ve damar sağlığını korumak

gibi faktörler de en az kafein kadar önemlidir.

Kaynaklar

  • Ricupero, S., & Ritter, F. E. (2024). Caffeine and cognitive performance: Theoretical and applied perspectives. Theoretical Issues in Ergonomics Science, 25(6), 655–679.
  • Temple, J. L., Bernard, C., Lipshultz, S. E., Czachor, J. D., Westphal, J. A., & Mestre, M. A. (2017). The safety of ingested caffeine: A comprehensive review. Frontiers in Psychiatry, 8, 80.
  • Zhang, Y., et al. (2026). Caffeine intake and long-term cognitive decline and dementia risk in two large prospective cohorts. JAMA.

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Başa dön tuşu
×

Bültene Ücretsiz Abone Olun

Güncel yazıları e-posta adresinize ücretsiz göndermemiz için bültenimize abone olabilirsiniz.

Siz izin vermediğiniz sürece e-posta adresinizi asla paylaşmayacağız. Gizlilik politikamızı inceleyin

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Detaylı bilgi için Gizlilik ve Çerez Politikamız sayfasını inceleyebilirsiniz.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Makale Arşivi olarak, sizlere değer katacak bilgileri sürekli araştırıyor ve en güncel makaleleri sizinle paylaşıyoruz.
Bu platformu ayakta tutan en önemli destek, reklamlardan elde edilen gelirlerdir. Reklamlarımızı, sizlere en iyi deneyimi sunmak adına, mümkün olan en az rahatsız edici şekilde yerleştirmeye özen gösteriyoruz. Sizden ricamız, bu değerli içeriği sürdürebilmemiz için reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek olmanızdır. Desteğiniz, gelişmeleri size ulaştırmaya devam etmemize katkı sağlayacaktır.