Kızamık, son yıllarda küresel ölçekte yeniden yükselişe geçen, yüksek bulaşıcılığı ve ciddi komplikasyon potansiyeli nedeniyle halk sağlığı açısından kritik öneme sahip viral bir enfeksiyondur. Kızamık vakalarındaki artış, özellikle aşılama oranlarının düştüğü toplumlarda belirginleşmiştir. Bu bağlamda temel soru şudur: Kızamık aşısı olmuş bireyler artan temas ve salgın ortamında ne ölçüde risk altındadır?
Kızamık Virüsünün Bulaşıcılık Dinamikleri
Kızamık etkeni, Paramyxoviridae ailesine ait, tek iplikli RNA içeren son derece bulaşıcı bir virüstür. Temel üreme katsayısı (R0) 12–18 arasında değişir; bu değer, enfekte bir bireyin bağışık olmayan bir popülasyonda ortalama 12 ila 18 kişiye hastalığı bulaştırabileceğini gösterir. Bağışıklığı olmayan bireylerde temas sonrası enfeksiyon gelişme olasılığı %90’a kadar çıkabilmektedir. Klinik tablo; yüksek ateş, öksürük, konjonktivit ve makülopapüler döküntü ile karakterizedir. Ağır olgularda pnömoni ve ensefalit gelişebilir.
Aşının Koruyuculuk Düzeyi ve Bağışıklık Mekanizması
Kızamık aşısı, canlı atenüe (zayıflatılmış) virüs içeren bir immünizasyon stratejisidir ve humoral bağışıklıkta nötralizan antikor yanıtı oluşturur. Tek doz sonrası koruyuculuk oranı yaklaşık %93 iken, iki doz uygulamada bu oran %97’ye ulaşmaktadır. Aşının oluşturduğu immün hafıza, uzun ömürlü plazma hücreleri ve bellek B hücreleri aracılığıyla genellikle yaşam boyu koruma sağlar. Bu biyolojik mekanizma, toplum düzeyinde yayılımın baskılanmasında kritik rol oynar.
Sürü Bağışıklığı Eşiği ve Aşılama Oranlarındaki Düşüş
Sürü bağışıklığı (herd immunity), toplumun belirli bir yüzdesinin bağışık olması durumunda patojenin sürdürülebilir yayılımının engellenmesini ifade eder. Kızamık için bu eşik %92–94 aralığındadır. Güvenli marj bırakmak amacıyla hedef aşılama oranı %95 olarak belirlenmiştir. Ancak bazı ülkelerde çocukluk çağı aşılama oranlarının %95’in altına düşmesi, virüsün yeniden dolaşıma girmesine zemin hazırlamıştır. Bu durum, sporadik vakalardan kümelenmiş salgınlara geçiş riskini artırmaktadır.
Aşılı Bireylerde “Breakthrough” Enfeksiyonlar
Aşı etkinliği %100 değildir; bu nedenle tam aşılı bireylerde nadiren “breakthrough enfeksiyon” olarak adlandırılan olgular görülebilir. Uzun dönemli epidemiyolojik analizlerde, doğrulanmış vakaların yaklaşık %10–15’inin aşılı bireylerde ortaya çıktığı bildirilmiştir. Ancak bu enfeksiyonlar genellikle daha hafif seyretmekte ve klasik komplikasyonlar daha düşük sıklıkta görülmektedir. İmmünolojik olarak, mevcut antikor düzeyi enfeksiyonu tamamen önleyemese de viral yükü sınırlayarak hastalık şiddetini azaltmaktadır.
Artan Maruziyet ve Risk Dinamikleri
Toplumda aşısız birey oranı arttıkça, virüsle karşılaşma olasılığı yükselir ve bu durum aşılı bireylerde dahi enfeksiyon ihtimalini istatistiksel olarak artırabilir. Özellikle aşısız ve aşılı bireylerin yoğun etkileşim içinde bulunduğu ortamlarda modellemeler, breakthrough vakaların nispi artış gösterebileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte bu artış, aşının bireysel koruyuculuğunun azaldığını değil, maruziyet baskısının yükseldiğini gösterir.
Seyahat ve Kapalı Alan Maruziyeti
Uluslararası seyahat, kızamık virüsünün coğrafi sınırları aşmasında önemli bir faktördür. Uzun süreli kapalı alan maruziyeti, özellikle havayolu taşımacılığında, bulaş riskini teorik olarak artırabilir. Bununla birlikte epidemiyolojik veriler, uçuş sırasında bulaşın nadir olduğunu göstermektedir. Yine de aktif enfeksiyon dönemindeki bir yolcunun uzun süreli temas oluşturması durumunda ikincil vakalar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle seyahat öncesi aşı durumunun güncel olması önerilir.
Klinik Şiddet ve Prognoz: Aşılılarda Seyir
Aşılı bireylerde gelişen kızamık olguları genellikle modifiye kızamık olarak tanımlanır. Döküntü daha hafif olabilir, ateş süresi kısalabilir ve komplikasyon oranı belirgin biçimde düşüktür. Ensefalit ve ağır pnömoni gibi mortaliteye katkı sağlayan tablolar, büyük ölçüde aşısız popülasyonda yoğunlaşmaktadır. Bu durum, aşının yalnızca enfeksiyonu önlemekle kalmayıp hastalık şiddetini de modüle ettiğini göstermektedir.
Sonuç: Aşılı Bireyler Ne Kadar Endişelenmeli?
Mevcut veriler, tam doz kızamık aşısı olan bireylerde enfeksiyon riskinin düşük ve hastalık seyrinin hafif olduğunu ortaya koymaktadır. Artan küresel vakalar, aşılı bireyler için alarm verici bir bireysel riskten ziyade toplum bağışıklığındaki kırılganlığı yansıtmaktadır. Bu nedenle en etkili strateji, yüksek aşılama oranlarının sürdürülmesi ve eksik dozların tamamlanmasıdır. Kızamık kontrolü, bireysel bağışıklıktan çok toplumsal bağışıklık düzeyine bağlıdır.
Kaynaklar
- Durrheim, D. N., Crowcroft, N. S., & Strebel, P. M. (2014). Measles – The epidemiology of elimination. Vaccine, 32(51), 6880–6883.
- Gastañaduy, P. A., Redd, S. B., Fiebelkorn, A. P., Rota, J. S., Rota, P. A., Bellini, W. J., & Wallace, G. S. (2016). Measles. The Lancet, 387(10035), 2490–2502.
- Lo, N. C., Hotez, P. J., & Scott, J. A. G. (2017). Measles resurgence and public health responses. The New England Journal of Medicine, 377(6), 593–595.
- Moss, W. J. (2017). Measles. The Lancet, 390(10111), 2490–2502.
- World Health Organization. (2023). Measles fact sheet. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/measles



