Kitap

Amsterdam’ın Gülü

Sadık Yemni’nin Everest Yayınları’ndan çıkan kitabıyla beni, sahaf dostum Süleyman Kaymaz tanıştırdı. Kendisinden akıcı bir polisiye kitap istediğimde bana Yemni’nin “Amsterdam’ın Gülü” kitabını uzattı. Kitabı elime aldığımda yazarın Hollanda’da yaşadığını okudum. Kitabın ilk baskısı 1996 yılında yapılmış. Elimdeki ise, 2003 yılında yapılan ikinci baskısıydı. 1951 doğumlu yazar, Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde okurken, okulunu bırakıp Hollanda’ya gitmiş. Orada 1981-1989 yılları arasında tren yolu köprülerinde bekçilik yapmış. Uzun kış aylarında, insanlardan uzakta bekçilik yaparken, yalnızlık onu kalemi eline almaya zorlamış ve yazmaya başlamış. Sekiz hikayeden oluşan ilk kitabı 1987 yılında çıkmış. Yazar, Felemenkçe ve Türkçe çok sayıda kitap yazmıştır. Bunlardan 12’si Türkçeye çevrilmiştir.

Yolum dört yıl önce Hollanda’ya düşmüştü. Gitmeden önce Amsterdam şehrini tanıtan bir gezi kitabı almıştım. Elimde rehber, günlerce şehri yürüyerek dolaştım. Müzeleri, parkları gezdim. İlk gezdiğim yer, ünlü ressam Rembrandt’ın eviydi. Kitabı elime aldığımda bu yüzden biraz mesafeli yaklaştım. Ama kitabı okumaya başlayınca hikaye beni içine çekti. Tek solukta bitirdim desem yalan olmaz.

Olay, kızı kaybolan Sabri Bey’in, yerel bir Türk kanalında program yapan Orhan Demir’i bulmasıyla başlar. Orhan Demir’in Amsterdam yeraltı dünyasındaki Türklerle teması vardı. Baba, kızı Selma’yı bulması için Orhan Demir’e yüklü bir para teklif eder. Orhan, araştırmalarına başlarken Selma’nın arkadaşı Aysel onu bulur. Aysel’le buluşan Orhan, iki Türk gangsterinin onu takip ettiğini fark eder. Olaylar hızla gelişir. Orhan, “Mikrop” lakaplı arkadaşından yardım ister. Orhan, Aysel’i sıkıştırınca büyük sır ortaya çıkar. Selma, sevgilisi Levent, Aysel ve Mine “Gölgeler” adında bir araştırma grubu kurmuşlardır. Gölgeler, Hollanda gazete ve dergilerinde yer alan Türk karşıtı haberleri inceleyip, bu haberlerin temelinde yer alan ırkçı söylemlere karşı mücadele edeceklerdi. Grubu örgütleyen ve Selma’nın sevgilisi olan Levent’in kurşunlarla delik deşik edilmiş cesedi, Selma’nın kaybolmasından birkaç gün sonra bulunmuştu. Levent ve Selma tatile gidecekleri gün kaybolmuşlardı. Grup, çalışmaları için para kaynağı ararken aralarına yeni katılan ve kumar borcu olan Fehmi’nin önerisiyle onun çalıştığı bir Türk kafesini soyarlar. Kafeden aldıkları para umdukları paranın çok altındaydı. Ancak soydukları kafedeki kasadan iki kilo da kokain çıkar. Levent, kokaini paraya çevirmek ister. Levent, kokaini paraya çevirdiği gün öldürülür.

Kitapta Amsterdam’da bildiğim, gezdiğim yerleri okumak hoştu. Yurt dışına giden Türkler arasında çok sayıda yazar ve sanatçı çıkmıştır. Ama polisiye yazan ve bu denli başarılı bir çalışma ortaya koyan çok az yazar olmalı.

Yazar

Bir Yorum Yazın

Başa dön tuşu