Köşe YazılarıToplum

Dijital Çağın Teknolojik Savaşları, Algı Operasyonları Yanında, İnsan Onurunun Direnci ve Savaş Karşıtlığı

Her Çağ Kendi Algısını Yaratır

Dijital çağın savaşının, kendi altyapı imkânı ekseninde kirli yüzü ve propaganda makinelerinin çarpıttığı tek taraflı güç ilişkilerinin yarattığı zorlu dünyada, yine de doğanın sunduğu güzellikleri ve renkliliği önemseyerek gelişmeleri izlemeye ve anlamaya çalışmak gerekir. İletişim teknolojileri çağının enstrümanları, savaşın bilinen çatışma tekniklerini ve yöntemlerini de değiştirmiş; füzelerden çok algı operasyonlarıyla yürütülmeye çalışılmaktadır.

Algı Değil, İrade

Savaşı çıkaranların düzenli olarak “savaşı kazandık, karşı taraf teslim oldu, olmasa daha çok döveriz, yok ederiz” ifadelerinin sahada karşılığı var mı, bilmiyorum. Ancak ileri teknolojiyi yaratan Batı’nın imkânlarını, yeri geldiğinde kendilerinden daha iyi kullanan ülkeler de olmaktadır. İran, daha basit dronlar ile milyon dolarlık füzeleri etkisiz hâle getirebilmektedir. İranlılar, yapay zekâyı ABD’lilerden daha iyi kullanarak sosyal medyada daha etkili olabilmekte oldukları, önemli basın organlarında işlenmeye başladı (NTV Radyo, 27 Mart 2026). Her gün yalan söyleyerek, kontrolündeki savaş medyası ve diğer sosyal medya araçları ile dezenformasyon üreten süreç, İran’ın sınırlı müdahalelerine rağmen etkisini yitirmektedir. Son günlerde ABD’nin üstün silah sanayisine karşı İranlılar, savaşı tiye alan görseller ile bir yandan yalanları deşifre etmiş, diğer taraftan toplumları savaşa karşı hazırlayarak ABD’nin anlamsız videolarına karşılık vermektedir.
Elbet her akşamın sabahı da vardır: Karanlıklar geçer, güneş doğar, bahar gelir. Kışın karlı, donlu, soğuk günleri de geçer; doğa adeta topraktan yeni yaşamlar fışkırtır. Dün ve bugün elinde gücü tutanlar, mazlumu ve alttakini kendisine biat etmeye zorladı, zorlamaktadır. Rockefeller’ın ABD Başkanı Eisenhower’a gönderdiği (1956) mektupta, ülkeler ABD ile ilişkilerinde üç kategoriye ayrılmaktadır. ABD için, kendilerine hizmet eden ve iş birliği yapmaya dayalı yardımların yapılmasını önermektedir. ABD’ye yardım etmeyen ve iş birliği yapmayanları düşman sınıfında görmektedir.

Zorla Değil, İnsan İlişkileri Geliştirerek Yaşamı Savunmak

Dün olduğu gibi, bugün de ABD Başkanı, kendisine yardım etmeyen, saflarında savaşmayan ülkeleri değişik şekillerde tehdit etmekte ve bazı kurumlara desteğini çekmekte olduğunu belirtmektedir. Ancak insan onuru, savaşa değil; birlikte, karınca kaderince, bir arada, koşulların elverdiği ölçüde yaşamayı ister. Küçük de olsa bir grup insanın doğasında zorbalık, bencillik vardır; ancak çoğunluk haktan ve adaletten yana, doğanın nimetlerinden bir arada yararlanmaktan yanadır. Zorunlu karşıtlıktan çok, gönüllü ve karşılıklı ilişkiler kurma anlayışının doğada karşılığı daha fazladır. İnsan onurunu törpülemeden, kişinin değerlerinden koparak; itirafçılık, kulluk, iş birlikçilik gibi aşağılayıcı yaklaşımların toplumda çok karşılığı yoktur. İnsanın insana kulluğunun yakışmadığı günümüzde, insanın insanca davrandığı; hakkın ve hukukun egemen olduğu, kısa çubuğun uzun çubuktan hakkını alacağı ilahi adalet gününün de geleceğine inananlardanım. 21. yüzyılda “bir ülkenin toprağını keyfi olarak da bombalarız” demenin neresinde akıl, ahlak, inanç, hukuk, insan hakları anlayışı var? Hangi doğa yasası savaşların bu keyfi yaklaşımını kabul eder? Savaşların bile bir hukuku vardır.

Diğer Canlılardan Öğrenerek Yaşamı Anlamak

Önemli olan ve bilmemiz gereken, ekosistemin en önemli yasalarından biri olan, her canlının bir yaşamı olduğu ve hayvanlar âleminde birçok canlının başka canlıları tüketerek varlığını sürdürmesidir. Doğanın sunduğu ortamda, insan ve diğer canlıların yaşamdan ihtiyaçları ölçüsünde yararlanması ilkesi ekseninde bir araya gelip doğadaki nasibini almaktır. Gerisi, salt tüketim odaklı bir yaklaşımı ifade etmektedir.
Sonuç olarak, dijital çağın teknolojisinin ürettiği karmaşık güç ilişkileri ve algı savaşları içinde dahi insan iradesinin gücünün yenilmediği görülmektedir. İnsanlığın temel değerleri, adalet ilkesi ve insan onurunu esas alan bir yaşam anlayışı; dün de, bugün de, yarın da savaşları değil, barışı öncelemektedir.

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Detaylı bilgi için Gizlilik ve Çerez Politikamız sayfasını inceleyebilirsiniz.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Makale Arşivi olarak, sizlere değer katacak bilgileri sürekli araştırıyor ve en güncel makaleleri sizinle paylaşıyoruz.
Bu platformu ayakta tutan en önemli destek, reklamlardan elde edilen gelirlerdir. Reklamlarımızı, sizlere en iyi deneyimi sunmak adına, mümkün olan en az rahatsız edici şekilde yerleştirmeye özen gösteriyoruz. Sizden ricamız, bu değerli içeriği sürdürebilmemiz için reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek olmanızdır. Desteğiniz, gelişmeleri size ulaştırmaya devam etmemize katkı sağlayacaktır.